News
Köpeklerin Diğer Evcil Hayvanlarla Tanıştırılması
Eve yeni bir üye getirmek, çoğu evcil hayvan sahibi için çok heyecan verici olabilir. Çünkü bir köpek ve sahibi arasında oluşabilecek özel bağla karşılaştırılabilecek çok az şey vardır. Ancak diğer evcil dostunuz sizinle aynı heyecanı paylaşmayabilir. Sorun şu ki, bu ilk olay hem yeni patili dostunuz hem de evinize yerleşmiş diğer evcil hayvanlar için stresli bir zaman olabilir. Bu nedenle, evinizin yeni üyesini diğer üyelere nasıl tanıtacağınızı bilmeniz gerekir. İlk tanışmalara dikkat etmezseniz, güzel bir an stresli bir kabusa dönüşerek sevimli dostlarınız arasında çatışma yaratabilir ve tanışma süreci oldukça uzun bir zamana yayılabilir.
Evinizde yaşayan tüylü dostunuzun evcil kedi, tavşan, kuş, sürüngen ile tanışması için de aynı şeyler geçerlidir. Hem yeni gelen hem de evinizde yaşayan patili ya da patisiz dostları birbiriyle tanıştırmak her zaman kolay olmayabilir. Bu nedenle bazı noktalara dikkat ederek bu süreci hem kendiniz hem de evcil dostlarınız açısından daha kolay bir hale getirebilirsiniz. İşte köpekleri diğer evcil hayvanlarla tanıştırmak ve aralarında samimi bir ortam yaratmak için ipuçları!
Evinizi Güvenli Hale getirin
Eviniz köpeğiniz için güvenli bir alan olabilir, ancak sevimli dostunuz aynı cins de olsa güvenli olduğu anlamına gelmeyebilir. Her üye için kendilerini güvensiz hissettiklerinde kullanabilecekleri bir “güvenli oda” sağlamalısınız. Her odada bir kum kabı ve mama kapları dahil, köpeğinizin ve diğer evcil hayvanların ihtiyaç duyduğu her şeyi bulundurmanız ideal ortamın hazırlanması için iyi bir başlangıçtır. Ayrıca minik dostunuzun odasında tehlikeli bir şey olmadığından emin olmalısınız. Örneğin, zehirli ev bitkileri.
Ayrı Alanlar Hazırlayın
Öncelikle tüm tüylü dostlarınızla tamamen ayrı yerlerde iletişim kurmaya başlamalısınız. İkisini de odalarına koyun ve bir süre orada bakmaya devam edin. Ana yaşam alanını farklı zamanlarda keşfetmelerine izin verebilirsiniz ancak bu aşamada birbirlerini görmelerine izin vermemelisiniz. İlk başta amacınız yeni üyeyi rahat ettirmek ve her birini yenisinin kokusuyla tanıştırmak olmalıdır. En az 3-4 gün ayrı tutmaya devam etmeniz gerekebilir.
Sabırlı Olun
Her evcil hayvanın türü ne olursa olsun kendi kişiliği vardır ve farklı türlere karşı tutunduğu tavır oldukça değişkendir. Patili ya da tüylü olması fark etmeksizin her tür arası uyum ve kabullenme de tamamen buna bağlıdır. Köpeğiniz iç güdüsel olarak yeni dostunuza saldırgan davranabilir ancak bu zamanla değişebilecek bir şeydir. Bu nedenle sabırlı olmanız ve bu sürecin günler hatta haftalar boyunca sürebileceğini unutmamanız gerekir.
Birlikte Beslenmelerine İzin Verin
Her birinin en mutlu olduğu anlardan biri yemek yediği zamandır. Bu nedenle bu olumlu zamanı kendi yararınıza kullanabilir, köpeğinizi yeni ortama alıştırma ve diğer dostlarınızla tanıştırma için değerlendirebilirsiniz. Yeni evcil hayvanınız yerleştikten sonra her ikisini de kapalı alanlarda ve birbirlerini görebilecekleri bir şekilde besleyebilirsiniz. Birbirlerini duyabilecek ve koklayabilecekler, ancak herhangi bir fiziksel temasları olmayacak. Bu düzen, köpeğinizin kendisini tehdit altında hissetmesini engelleyecek ve yeni tüylü dostunuza alışması için bir şans sağlayacaktır.
Gerginlik Belirtilerine Dikkat Edin
Herhangi bir türü bir araya getirirken gerginlik veya sıkıntı belirtilerine dikkat etmeniz gerekir. Köpekler hırlamaya veya dudaklarını kıvırmaya başlarsa bunlar mutlu olmadıklarını gösteren açık işaretler olabilir. Aynı ruh halini gösterebilecek başka işaretler de vardır, bu durumda sevimli dostlarınızın hızlı bir şekilde ayrılması gerektiğini unutmayın. Köpeğinizin eğitimine dikkat etmeniz de ayrı bir konudur. Komutları anlaması ve söylediklerinize olumlu karşılık vermesi evin yeni üyesine göstereceği tutumu etkileyebilir.
Tanışma Seansları Düzenleyin
Bir sonraki adım, çok kontrollü temas biçimlerine izin vermektir. Köpeğinizin, kedinizin veya diğer minik dostlarınızın tamamen açık olmayan küçük bölmelerden birbirine istedikleri zaman yaklaşabilmesine izin vermelisiniz. Her ikisinin de hem kendi alanlarında kalacağı hem de birbirlerine temas edebileceği bu zamanı yemek saatinden hemen önce değerlendirmeniz genellikle en iyisidir. Çünkü olumsuz bir durumda yemek zamanı bu deneyimi olumlu bir şekilde noktalamanızı sağlar. Bu seansları rutin haline getirmeli ve her ikisine de ayırdığınız zamanın dengesini korumalısınız.
Köpeğinizi Ödüllendirin
Tüm evcil hayvanlar ikramlardan hoşlanır, bu nedenle köpeğiniz yeni patili dostunuza karşı olumlu bir tepki verdiğinde istediğiniz davranışı ödüllendirmek için bazı ikramlar veya oyuncaklar kullanmak olumlu yönde etkileyebilir.
Köpeğinizi kontrol altında tutmak için tasma takarak evin yeni sevimli üyesini serbest bırakabilirsiniz. Bunu her ikisinin sahip olduğu alanda değil ortak bir alanda yapmanız birinin diğerine üstünlük göstermesini önler ve aynı şartları sağladığı için daha kolay bir hale gelebilir. Bu bir kediyse serbest dolaşmasına izin verin ve köpeğiniz kediye dikkat etmeyi bıraktığında ya da olumlu tavır sergilediğinde ödüllendirin. Çünkü hangi tür olursa olsun ödüllendirme her zaman olumlu duygular yaratmak için mükemmeldir.
Dikkat Etmeye Devam Edin
Tüm bu adımlardan geçmiş olsanız bile köpeğinizin ve evcil hayvanlarınızın birlikte gözetimsiz kalmasına uzun bir süre izin vermemelisiniz. Özellikle yavru köpek ve kedileri biriyle tanışmak bir diğerinden daha büyük olduğunda beklediğinizden daha zorlayıcı olabilir. İçgüdüler sebebiyle tahmin edemeyeceğiniz bazı olumsuz davranışlar ortaya çıkabilir. Yıllardır kedilerle arkadaş olan köpekler, aniden bir kediyi kovalayabilir ve ona ciddi şekilde zarar verebilir.
Kedi ve Köpek Birbirine Nasıl Alıştırılır?
Tüm bu adımlar kedi ve köpekleri birbiriyle tanıştırmak için de idealdir ancak kedi ve köpeklerin türü, davranışları ve hareketleri yeni sahipleneceğiniz tüylü dostunuz açısından fikir verebilir. Sakin bir köpeğiniz varsa çok hareketli ve yaramaz bir kedi, köpeğinizin iç güdülerini harekete geçirerek olumsuz davranışlar sergilemesine neden olabilir. Bu nedenle uyumlu cinsleri bir araya getirmeye özen göstermeniz gerekir. Köpeğinizin diğer evcil hayvanlarla arkadaş olduktan sonra ise size de artık bu sevimli yaramazların birlikte bol bol fotoğrafını çekmek kalır!
Yavru ya da Yetişkin Kedi Bakımı Nasıl Olmalıdır?
Evinizi yavru ya da yetişkin bir kediyle paylaşmaya karar verdiyseniz, onun bakımını gerçekleştirdiğiniz ve evinizde asgari güvenlik tedbirlerini aldığınız takdirde endişe etmenizi gerektirecek bir şey olmadığını bilmelisiniz. Az sonra okuyacağınız bilgi ve yönlendirmeler ışığında kedinizin, evinizin neşe kaynağı olmasını sağlayabilir, onunla aranızda güçlü bir bağ kurabilirsiniz. Unutmayın, siz tüylü dostunuzu mutlu ettikçe o sizi daha çok mutlu etmeye çalışacaktır.
Yavru Kedi Bakımı Nasıl Olmalı?
Ortalama iki aylıkken annesinin artık kendisiyle ilgilenmemeye başladığı bir yavru kediyi sahiplendiyseniz, kendinizi, dünyanın en şanslı insanlarından biri olarak görebilirsiniz. Zira annesinden ve kardeşlerinden ayrılmak durumunda kalmış, ilgi ve sevgiye muhtaç minik bir kedi, hayatınızı olumlu yönde değiştirebilecek pek az şeyden biridir. Peki, minik dostunuzun bakımı nasıl yapılmalı?
Konuya “Yavru kediler ne yer?” sorusuyla başlamak en doğrusu olur çünkü evinizdeki yavru kedi, yüksek hızla çalışan bir metabolizmaya sahip olduğundan ve henüz gelişme aşamasında bulunduğundan, sıklıkla acıkabilir ve üç-dört saatte bir beslenmek ister. Artık bebeklik aşamasını atlattığı için dişleri çıkmış olsa da kuru kedi maması tüketmekte zorlanabilen sevimli dostunuzun beslenmesi amacıyla yaş kedi maması edinmeniz yerinde olur. Aldığınız ürünün üzerindeki kullanım talimatında belirtilen veya veteriner hekiminizin önereceği miktarlarda vereceğiniz yaş mama, kedinizin karnını -bir süreliğine de olsa- doyurur. Ama birkaç saat sonra ufaklığın karnı tekrar guruldamaya başlayacaktır. Yaş kedi mamalarının içerikleri, yavru kedilerin, kuru mamaya veya ilerleyen dönemde BARF beslenme düzenine geçişlerine kadar onların besin ihtiyaçlarına yanıt verir. Büyük oranda nem içerdiğinden su gereksiniminin de bir bölümünü yaş kedi mamasından karşılayabilen tüylü dostunuz için mama kabının yakınlarına temiz su koymanız gerekmektedir.
Gıda tüketiminin ardından yavru kedinizin tuvalet ihtiyacı ortaya çıkacaktır. Kedi kumu ve kedi tuvaletlerinden aldıysanız, yavru kedinizi buraya yönlendirebilirsiniz. Kediler, içgüdüsel olarak toprak ve kum gibi alanları kazarak tuvaletlerini böylesi yerlere yapar ve ardından, tuvaletlerinin üstünü örterler. Evinizdeki minik tüy yumağının davranışı da bu yönde olacaktır. Kedinizin tuvalet sürecini güvenli şekilde tamamlayabilmesi için yapmanız gereken tek şey, kedi tuvaletinin nerede olduğunu ona göstermenizdir. Patili dostunuzu kucağınıza alıp kuma bırakmanız, bunun için yeterlidir. Kendisi, içgüdüsel GPS’ini takip ederek tuvalet molasında burayı kolayca bulabilir.
Hayat bazen karşınıza zorlu sınavlar çıkarabilir ve bu sınavlardan biri, anne sütüne muhtaç bir kediyle ilgilenmeniz şeklinde olabilir. Şayet sahiplendiğiniz bebek kedi, yaş mama yiyemiyor, tuvalet ihtiyacını kendi başına gideremiyorsa kedi biberonu ve kedi süt tozu edinmeniz gerekir. Önerildiği şekilde hazırlayacağınız ve yine tavsiye edilen miktardaki karışımı, biberona doldurarak bebek kedinizi besleyebilirsiniz. Tuvalet ihtiyacı konusunda ise ıslak bir pamuk parçası ile bebek kedinizin boşaltım organlarına masaj yaparak çiş ve kaka yapmasını sağlayabilirsiniz. Merak etmeyin, bu süreç hızla geçecek ve avcunuza sığan bebek kediniz, biraz daha büyüdüğünde yaş mama tüketmeye ve kedi kumu kullanmaya başlayacaktır.
Sokaktan Sahiplendiğiniz Yetişkin Kedinin Bakımı
İşe gidip gelirken gördüğünüz ya da evinizin çevresinde gezinip sizinle diyalog kurmaya çalışan sıcakkanlı bir kedi varsa ve onu sahiplenmeye karar verdiyseniz, işiniz, yavru kedi bakımına kıyasla daha kolay sayılır. Annesinin ve kardeşlerinin yanından henüz ayrılmış yavru bir kediden farklı olarak sokaktan sahipleneceğiniz kedi, dış ortam koşullarından olumsuz etkilenmiş olabilir ve üzerinde, pire gibi canlılar bulunabilir. Endişe etmeyin ve bu yüzden, sahiplendiğiniz kediden lütfen soğumayın. Emin olun, sevimlilik abidesi de pirelere ev sahipliği yapmaktan hiç hoşnut değil ve sizin yardımınıza ihtiyacı var.
Bu aşamada yapmanız gereken öncelikli şey, sahiplendiğiniz sokak kedisini taşıyabileceğiniz bir taşıma çantası almanız ve kediyi bu çantaya koyup veterinere götürmeniz. Veteriner hekiminiz, kedinizin tetkiklerini yaptıktan sonra onu pirelerden arındırmak amacıyla gerekli iç-dış parazit uygulamalarını gerçekleştirir. Hatta kedinizin genel durumu iyiyse, ilgili aşılara ek olarak karma ve kuduz kedi aşıları da yapabilir. Bu arada böylesi uç durumlar için “Kediler yıkanır mı?” gibi sorular aklınıza gelebilir. Alanında uzman birçok veteriner hekim, kedilerin yıkanmasını önermez. Bu sevimli canlılar, dillerinin özel yapısı ve salgısı sayesinde kendilerini, çok kirli olsalar dahi temizleyebilirler.
Tüm işlemlerin sonrasında kediniz, aşıların etkisiyle kendisini biraz hâlsiz hissedebilir, merak etmeyin. Sokaktan kurtulduğuna memnun olan tüylü dostunuz, sunduğunuz yaş ve kuru kedi mamalarını tüketecek, suyunu içecek ve tuvalet gereksinimlerini, ona aldığınız kum sayesinde karşılayacaktır. Devamında ise yeni evini tanımaya ve kendisine evini açan şanslı insan dostuyla eğlenceli oyunlar oynamaya başlayacaktır.
Kedi Bakımı ve Kedi Eğitimi Konusunda Bilmeniz Gerekenler
Yavru ya da yetişkin olması fark etmeksizin, sevimli dostunuz için tırmalama tahtası almalısınız. Bu sayede kediniz, tırnaklarını törpülerken aynı zamanda esneme ve gerdirme hareketleri yaparak kas ve iskelet sisteminin sağlıklı kalmasını sağlayacaktır.
Tüylü dostunuz, kendisini yalayarak temizler ve tüylerinin bakımını sağlar. Ancak kedinizin üzerindeki zayıf tüyleri, onun gidermesini beklemeden siz de toplayabilirsiniz. Bu noktada kedi tüy fırçalarından ve kedi eldivenlerinden yardım alabilirsiniz. Kedinizde beklenmedik düzeyde tüy dökülmesi varsa stres ve mama kaynaklı olabilir; böyle bir durumda veteriner hekiminizle iletişime geçmekten çekinmeyin.
Kedi aşıları son derece önemlidir. Veteriner hekiminize danışarak yıllık kedi takvimi doğrultusunda hem yavru hem de yetişkin kedinizin aşılarını düzenli olarak yaptırmalısınız. Lösemi aşısı konusunda bir zorunluluk bulunmamakla birlikte bu aşıya dair riskleri ve ilgili aşının faydalarını veteriner hekiminizle görüşmeniz yararlı olur.
Afacan yavru kediniz, oyun süreçlerinde ellerinizi veya ayaklarınızı ısırmak isteyebilir. Geceleri ise eğer yatak odanızın kapısını açık bırakırsanız -ki kapatırsanız, yalnız kalmak istemediği için miyavlayarak açmanızı talep eder- yatağınıza çıkacaktır. Tüm bunları sabırla karşılayın ve onun, dünyada yalnızca birkaç haftadır bulunan minik bir kedi olduğunu unutmayın. Oyunlarda ellerinizi ve ayaklarınızı ısırmaması için kedi oltası ve ısırılabilir yumuşak dokulu oyuncakları oyuna dâhil edin. Gece saatlerindeki oyun maceralarının önüne geçmek içinse patili dostunuzu yatmadan önce oynatıp biraz yorun. Bu sayede aynı saatte uyuyup benzer saatlerde uyanabilirsiniz.
Küçük dostunuzun yapmasını istemediğiniz davranışları varsa kedi eğitimi için ödül maması ve clicker gibi olumlu davranış pekiştiricilerinden yardım alın. Kedinizle iletişim kurarken yumuşak bir ses tonu kullanın. Yapmasını istemediğiniz bir şeyi yapmaya çalıştığındaysa daha otoriter bir ses tonu kullanmaya özen gösterin. Kedinize bağırmayın, onu cezalandırmayın ve olumlu davranışlarını, güzel sözler eşliğinde kedinizi okşayıp kucaklayarak veya ödül yiyecekleri ile ödüllendirin.
Kedinizle başladığınız eğlenceli macerada mutluluklar. Bu uzun yolculukta kediniz sizden çok şey öğrenecek ama emin olun, onun da size kattığı pek çok şey olacak.
Köpek Bakımı Nasıl Yapılır?
Yaşamınızı sevimli bir dost ile paylaşmak dünyanın en keyifli işi olsa da, köpeğinizin mutluluğu ve sağlığı için gereken özeni fazlasıyla göstermelisiniz. Bu yazıda köpek eğitimi ve bakımını sizin için daha kolay ve keyifli hale getirmek için derlenen köpek yıkama, tırnak kesimi gibi konulardaki püf noktalarını ve bazı ipuçlarını bulabilirsiniz.
Köpeklerde Tırnak Kesimi
Köpeğinizin bakımlı olmasının önemli kriterlerinden biri de tırnaklarının 4 ila 6 haftada bir kesilmesidir. Piyasada farklı türlerdeki evcil dostlar için üretilip satılan çeşitli tırnak makasları vardır. Tırnak keserken bazı köpeklerin ayaklarının yan tarafında yer alan çivi şeklindeki pençedeki tırnakları da ihmal etmemeniz gerekir. Bu noktada bilinmesi gereken önemli hususlardan biri de patili dostlarımızın tırnakları içerisinde kan damarları ve sinirlerin de bulunmasıdır. Bu sebeple, tırnak kesme sırasında tüylü dostunuzun pençesine oldukça dikkat etmeniz gerekir. Bu tip düzeltmeler için ise doğrudan evcil dostlar için tasarlanan, veteriner hekim tavsiyeli makaslar kullanabilirsiniz.
Köpeğiniz için Bakım Seti Sipariş Edin
Köpeklerde yüz ve kulak bölgesi özellikle hijyenik olmalıdır. Bu alanlardaki tüyleri kısa ve temiz tutmak olası kokuları azaltabilir ve enfeksiyonu önleyebilir.
Bir bakım seti kullanırsanız, bu tip işler sizin için daha kolay hale gelebilir. Evcil dostunuzun tüylerini ne kısalıkta keseceğinizi öğrenmek için bakım seti ile birlikte gelen kullanma kılavuzunu okumalısınız.
Köpeğinizi Yıkamadan Önce Tüylerini İyice Fırçalayın
Çok sevdiğiniz tüylü dostunuzun banyo zamanlarını keyifli hale getirmek için bazı hususlara dikkat etmeniz önemlidir. Öncelikle yıkama aşamasından önce küçük arkadaşınızın tüylerini mutlaka fırçalamalısınız. Eğer tüyleri fırçalamadan yıkarsanız, tüylerin temizlenmesi 2 kat daha zor olabilir. Bu amaçla minik dostunuzun tüylerine uygun olarak üretilen çeşitli fırça ya da taraklardan birini seçebilirsiniz. Çok fazla karışık tüyler için özel üretilen geniş dişli taraklar da tavsiye edilir. Ayrıca veteriner hekiminizin önereceği bir evcil hayvan kremi kullanmak da karışık tüy kümelerinin açılmasını kolaylaştırabilir.
Köpeklerde Pire Tedavisi Önemlidir
Özellikle açık havada dolaşmaya bayılan bir patili dostunuz varsa pirelenme çoğu zaman kaçınılmaz bir sorun olabilir. Bununla birlikte küçük patili arkadaşınızın pire kapması sizin onun için sağladığınız bakımın yetersiz olduğu anlamına gelmez. Yine de köpeklerde pireleri nasıl yok edeceğinizi bilmek yararlı olabilir. Dostunuzun dış parazit aşılarını düzenli olarak yaptırmaya oldukça özen göstermeniz gerekir. Aşılarına rağmen bir pirelenme durumu yaşanırsa veteriner hekiminizin köpeklerde pire ilacı olarak tavsiye ettiği güvenilir markalara yönelebilirsiniz. İnternette sıkça rastlanan doğal yöntemlerle pire uzaklaştırma önerilerine karşı mesafeli olmanız gerekir.
Evcil dostunuza pire tedavisi uyguladıktan sonra, tekrar pirelenmemesi için uygun bir bakım ürünü kullanmanız gerekebilir. Bu amaçla veteriner hekim onaylı özel pire tasmalarını, damlaları, tozları ya da şampuanları kullanabilirsiniz. Pire ilacı seçiminde damlaları kullanmak hem pirelerin öldürülmesi, hem de yumurtaların gelişimini engellemek için iyi bir yoldur.
Köpeğinize Tuvalet Eğitimi Verin
Sizinle birlikte yaşayan evcil dostunuza tuvalet eğitimi vermek hayatınızı kolaylaştırır. Özellikle bir köpek yavrusu çişinin geldiğini hissettiğinde kaşınarak ve/veya sızlanarak size bunu bildirir. Bu işareti alır almaz tüylü dostunuzu yaşam alanı dışına çıkarın ve uygun bir yere götürün. Böylece hem kendi yaşam alanına hem de sizin yaşam alanınıza çiş yapmanın uygun bir hareket olmadığını kavrayacaktır. Tuvalet eğitimi verirken köpekler için özel üretilen pedlerin ya da kağıtların kullanılması çok fazla önerilmez. Çünkü köpekler dışkılarını içerde tutarak belirli noktalara bırakmayı öğrenebilen hayvanlardır. Ancak günde birkaç kez onu dışarı çıkaramadığınız durumlarda veya çok soğuk kış aylarında, bu özel pedleri evde uygun bulduğunuz bir köşeye yerleştirerek, patili dostunuzun ihtiyacını gidermesine izin verebilirsiniz.
Köpeğinizin Diş Bakımına Özen Gösterin
Tüylü dostunuzun da tıpkı sizin gibi periyodik diş bakımına ihtiyacı vardır. Bu bağlamda onun için diş bakımı uygularken dikkat etmeniz gereken bazı noktalar şunlardır:
Köpeğinizin dişlerini fırçalarken, seçtiğiniz diş macununun köpekler için üretilmiş olmasına dikkat edin.
Kemirmesi için uygun bir diş temizleyicisi alarak ona verebilirsiniz.
Dişlerini temizlemek için diş spreyi de kullanabilirsiniz.
Evcil dostunuzu düzenli olarak veteriner hekim kontrolüne götürebilir ve dişlerini kontrol ettirebilirsiniz.
Köpeğinizin Egzersiz Yapması Gerekir
Özellikle yavru köpeklerin enerjisi fazla olmasına rağmen güçleri daha azdır. Bu nedenle onlara sık aralıklarla kısa süreli egzersizler yaptırmak uygun bir çözümdür. Tüylü dostunuza günlük ne kadar egzersiz yaptırmanız gerektiğini veteriner hekiminizle görüşebilir, türlere göre hareket ihtiyacı konusunda da sağlıklı bilgiler alabilirsiniz.
Köpeklerde Dış Parazit Etkenleri
Köpeğinizin tüylerini olabildiğince sık fırçalamak ve sık sık cildini kontrol etmek herhangi bir enfeksiyon olmadan önce parazitleri fark edip tedavi edebilmeniz için size yardımcı olur. Dış parazit olduğunda evcil dostunuzda rastlayabileceğiniz başlıca belirtiler şunlardır:
Aşırı kaşınma
Cildin pul pul kuruması
Anormal tüy dökülmesi
Kulaklarda siyah kalıntı/ döküntülerin oluşması
Bu tarz durumlarla karşılaşmamak için dostunuzu düzenli olarak veteriner hekim kontrolüne götürmeniz ve dış parazit uygulamasını düzenli yaptırmaya gerekli özeni göstermeniz gerekir.
Köpeklerde Kısırlaştırma
Evcil hayvanınızı kısırlaştırma kararı aldıysanız, bu konuda çeşitli seçenekleriniz olduğunu da bilmelisiniz. Sıklıkla kullanılan bir yöntem olan cerrahi sterilizasyon uygulamasında tüylü dostunuzu kısırlaştırmak için cinsiyete göre 2 ayrı metot kullanılabilir:
Ovariohisterektomi (yumurtalıkların, fallop tüplerinin ve rahminin çıkarılması işlemi)
Orşiektomi (testislerinin alınarak üremesinin engellenmesi işlemi)
Evcil dostunuzu kısırlaştırmak için veteriner hekiminizden talep edebileceğiniz diğer uygulamalar şunlardır:
Histerektomi, dişi dostunuzun rahminin ve fallop tüplerinin bir kısmının alınması işlemidir. Böylece evcil dostunuzun hormon üretim dengesi bozulmaz.
Vazektomi, erkek köpeklerde testislerden sadece spermi ileten kısmın çıkarılması işlemidir.
Onariektomi ise dişi köpeğinizde yumurtalıkların alınıp, geriye sadece rahmin bırakılması işlemidir.
Hayatınızda önemli bir yere sahip olan küçük dostunuzun sizinle daha uzun süre birlikte olmasını istiyorsanız, ona özenli bir bakım sunmanız gerekir. Destek almanız gereken her noktada veteriner hekiminiz ile işbirliği yapabilir, patili dostunuzun yaşam kalitesini artırabilirsiniz.