Sağlıklı Mama Ekosistemi Kito sponsorluğunda gerçekleşen VetSummit 2025: Veteriner Klinik Bilimlerde Yeni Ufuklar kapsamında gerçekleştirilen “Prof. Dr. Yücel Meral Köpeğim Parkta Gezerken Birden Bayıldı! Kardiyoloji Acilleri” oturumundan öne çıkanları bu blog yazısında sizler için derledik. Hocamıza sunumu için teşekkür ederiz.
Veteriner Kardiyolojide EKG Korkusu: Sahada 30 Saniyede Hayat Kurtaran Bilgi
Veteriner hekimlikte bazı konular vardır; fakültede zor, karmaşık ve biraz da uzak görünür. Ancak sahaya çıkıldığında bu konular, en hızlı şekilde karşına çıkan gerçekliğe dönüşür. Kardiyoloji de bunlardan biridir. Çünkü kalp hastalıkları klinikte çoğu zaman yavaş ilerleyen süreçler gibi davranmaz. Bazen bir hasta gelir ve gerçekten sadece 30–40 saniyen vardır. Kalp atıyor mu, ritim ölümcül mü, müdahaleye nereden başlanmalı… Tüm bu sorular o kısa zaman diliminde cevaplanır.
Prof. Dr. Yücel Meral’in “Veteriner Klinik Bilimlerde Yeni Ufuklar – 6. Oturum” başlıklı konuşması tam olarak bu sahneye odaklanıyordu. Kardiyolojiyi teorik bir bilgi yığını olarak değil, sahada refleks hâline gelmesi gereken bir klinik disiplin olarak ele aldı.
Konuşmanın ana mesajı oldukça netti:
“EKG olmadan kalbi muayene ettim diyemezsin. Çünkü bazı geceler tek şansın EKG’dir.”
1. Kalp Bir “Pompa” Değil, Kendi Kendine Çalışan Bir Kas Sistemidir
Kardiyolojiye girişte ilk kırılması gereken yanlış algı şudur:
Kalp basit bir pompa değildir. Otonom sinir sistemi olan, kendi kendine çalışan, son derece karmaşık bir kas dokusudur. Dakikada 60–100 kez (bazı türlerde daha da hızlı) atarak tüm vücudun oksijen, besin ve atık dengesini sağlar.
Bu nedenle kalpteki küçük bir elektriksel bozukluk bile dakikalar içinde solunumu, dolaşımı ve beyni etkileyen ciddi bir çöküşe yol açabilir. Sahada bunu fark ettiğin an, kardiyoloji “zor bir ders” olmaktan çıkar; doğrudan hayatı ayakta tutan bir zemin hâline gelir.
2. Kardiyoloji Tek Cihazlık Bir Alan Değildir: “Bütüncül Kardiyoloji” Yaklaşımı
Prof. Dr. Meral burada çok net bir çerçeve çiziyor. Kalp muayenesi tek bir yöntemle tamamlanamaz. Her yöntemin cevap verdiği farklı bir soru vardır:
- EKG: Elektriksel iletim ve ritim
- Ekokardiyografi: Kalp yapısı, kapaklar, boşluklar ve akımlar
- Radyografi: Kalp boyutu ve pulmoner etkiler
- Anjiyografi / BT: Damar yapıları ve ileri görüntüleme
Hoca bu yaklaşımı “bütüncül kardiyoloji” olarak tanımlıyor. Çünkü gerçek klinik vakalarda çoğu zaman tek bir tuşa basmak yetmez; birden fazla değerlendirme aynı anda gerekir.
3. Acilde İlk Soru Şudur: “Kalp Atıyor mu?”
Baygın bir hasta kliniğe geldiğinde birçok yerde refleks olarak şu adımlar atılır:
“Röntgen çekelim, eko bakalım.”
Ancak hoca burada net bir uyarı yapıyor:
Zaman kaybettiren her adım, hayat kaybettirir.
Sahada en hızlı ve en kritik bilgi EKG ile elde edilir. Çünkü EKG sana saniyeler içinde şunları söyler:
- Kalp atıyor mu?
- Ritim düzenli mi, düzensiz mi?
- Bu ritim ölümcül mü?
Ve çoğu zaman sadece bu bilgi bile seni doğru müdahaleye/plugin yönlendirir.
4. EKG Okumanın Korkusuz ve Sistematik Sırası
EKG’yi zor yapan şey çizgiler değil, bakış sisteminin olmamasıdır.
Prof. Dr. Meral, EKG’yi teorik kurallarla değil, sahada işe yarayan sabit bir okuma sırasıyla anlatıyor:
1. Ritim düzenli mi?
RR aralıkları eşitse ritim düzenlidir.
2. Kalp hızı kaç?
Düzenli ritimde büyük kare yöntemi:
-
- 3 büyük kare → 300 / 3 = 100 bpm
- 2 büyük kare → 150 bpm
- 1 büyük kare → 300 bpm
3. P dalgası var mı, her P’ye QRS geliyor mu?
Atriyum–ventrikül bağlantısını burada değerlendirirsin.
4. QRS geniş mi, dar mı?
Geniş QRS → ventriküler köken alarmı.
5. ST–T segmenti ne söylüyor?
-
- ST yükselme/çökme → iskemi veya enfarktüs düşün.
- T dalga değişiklikleri → elektrolit, oksijen ya da iletim bozukluğu uyarısıdır.
Bu sırayla bakan bir hekim için EKG, karmaşık bir çizim olmaktan çıkar ve klinik bir dile dönüşür.
5. “Killer Patterns”: Gördüğünde Düşünmeden Müdahale Etmen Gereken Ritimler
Seminerin en kritik bölümlerinden biri buydu. Hoca özellikle şu vurguyu yaptı:
“Bunlar öldürücü EKG paternleridir.”
Normal sinüs ritmi dışında şunları görüyorsan:
- Ventriküler taşikardi
- Ventriküler fibrilasyon
- Atriyal flutter / fibrilasyon
- Supraventriküler taşikardiler
- Torsades de pointes
- Asistol (düz çizgi)
Artık EKG bir tanı aracı değil, müdahale başlatma düğmesidir. Çünkü bu ritimlerin arkasından ölüm gelebilir.
6. İlk Hamle: Vagal Manevra
Veteriner pratikte sık konuşulmayan ama beşeri tıpta refleks hâline gelmiş bir adım vardır: vagal manevra.
Hoca bunu canlı örnekle gösteriyor. SVT’li bir hastada doğru uygulanan vagal manevra ile ritmin 180–200’lerden 90–100’e düştüğünü görmek mümkün.
Sahada en pratik yöntemler:
Karotis arter masajı / sıvazlama
Kedi, köpek, at ve sığırda uygulanabilir.
Okülokardiyak refleks
Göze 15–20 saniyelik hafif basınçla ritimde dramatik düşüş sağlanabilir.
Başarı oranı %30–40 bile olsa, o kritik dakikada bu yöntem en hızlı ve en ucuz şanstır.
7. Vagal Yetmezse: Sahada “Lidokain Refleksi”
Hoca burada tamamen sahadan konuşuyor:
“Ben en çok lidokaini seviyorum. Hemen yapıştırıyorum.”
Sebebi çok net:
- Ucuz
- Çoğu klinikte mevcut
- Akut taşikardilerde hızlı yanıt verir
Bolus veya infüzyonla, monitör eşliğinde uygulandığında ritmin adım adım düşüşü canlı olarak izlenebilir.
Stabilizasyon sonrası diltiazem veya beta bloker gibi seçenekler gündeme gelir. Ancak kritik uyarı şudur:
Tansiyon takibi olmadan, körlemesine ilaç verilmez.
Hipotansiyon riski mutlaka göz önünde bulundurulmalıdır.
8. Adenozin: “Kalbi Resetlemek”
Adenozin uygulamasını hoca esprili bir şekilde “Türk usulü aç–kapa” olarak tanımlıyor.
Çünkü yaptığı şey çok nettir:
- SA–AV düğümünü 8–10 saniye kilitler
- Kalp kısa süreli durur
- Ardından sistem yeniden başlar
Amaç sinüs ritmine geri dönmektir. Yanıt alınamazsa doz basamaklanır. Hayvanlarda etki insandaki kadar öngörülebilir olmasa da, uygun vakada hayat kurtarıcıdır.
9. Defibrilatör Efsanesi: Sadece Asistol İçin Değil
Defibrilatörün tek görevi “durmuş kalbi çalıştırmak” değildir.
Asıl kullanım alanı:
- Ventriküler fibrilasyon
- Ağır taşikardiler
Doğru zamanda verilen doğru şok, birkaç saniye içinde hayatı geri getirebilir.
Ve klinikte cihazın olmaması çoğu zaman teknoloji eksikliği değil, hazırlıklı olma kültürünün eksikliğidir.
Kapanış: EKG’yi Bilmek, Sahada Yalnız Kalmamaktır
Bu oturumun sahaya bıraktığı en net gerçek şudur:
Kardiyoloji çok geniş bir alan olabilir ama EKG, bu alanın en hızlı hayatta kalma dilidir.
Bu dili az da olsa bilen bir hekim:
- Bayılan hastada daha az panikler
- Müdahaleyi zamanında başlatır
- Hastayı “gözünün önünde kaybetme” riskini azaltır
Ve klinikte sorulabilecek en basit ama en hayat kurtaran soru şudur:
“Kalp şu anda ne yapıyor?”
Bu sorunun cevabını EKG’den okuyabilen hekim,
kardiyolojiyi korku alanından çıkarır ve refleks alanına taşır.
Sağlıklı Mama Ekosistemi Kito sponsorluğunda gerçekleşen VetSummit 2025: Veteriner Klinik Bilimlerde Yeni Ufuklar oturumlarından öne çıkanları paylaşmaya devam edeceğiz; klinik pratiğinize katkı sağlayacak yeni içeriklerde görüşmek üzere.
Kito hakkında daha detaylı bilgi için www.kito.pet sayfasını gezebilir, sosyal medya hesaplarımızı takip edebilirsiniz. Bizimle iletişime geçmek için info@kito.pet’e mail atabilirsiniz.