Sağlıklı Mama Ekosistemi Kito sponsorluğunda gerçekleşen VetSummit 2025: Veteriner Klinik Bilimlerde Yeni Ufuklar kapsamında gerçekleştirilen “Prof. Dr. Hakan Salcı ile – Kedi ve Köpeklerde Toraks, Kalp ve Damar Cerrahisi”oturumundan öne çıkanları bu blog yazısında sizler için derledik. Hocamıza sunumu için teşekkür ederiz.
Kedi ve Köpeklerde Toraks, Kalp ve Damar Cerrahisi: Nefesin ve Dolaşımın Hayati Yolculuğu
Vet Summit’in klinik bilimler sahnesinde bu kez, patili dostlarımızın yaşamını doğrudan etkileyen son derece kritik bir alan ele alındı: kedi ve köpeklerde toraks (göğüs), kalp ve damar cerrahisi.
Bursa Uludağ Üniversitesi Veteriner Fakültesi’nden Prof. Dr. Hakan Salcı, oturum boyunca hem temel anatomiyi hem de klinikte sık karşılaşılan acil durumları vaka örnekleriyle anlattı.
Biz de Kito olarak bu değerli oturumdan çıkan bilgileri, patili ebeveynlerin kolayca anlayabileceği bir dille derledik. Çünkü bazen basit gibi görünen bir nefes darlığı ya da çabuk yorulma, aslında çok daha ciddi bir sorunun ilk işareti olabiliyor.
Toraks Nedir ve Neden Bu Kadar Önemlidir?
Toraks, yani göğüs boşluğu, vücudun en hayati iki sistemine ev sahipliği yapar:
- Solunum sistemi: Akciğerler
- Dolaşım sistemi: Kalp ve büyük damarlar
Bu bölgedeki problemler doğrudan nefes almayı ve kan dolaşımını etkilediği için, toraks cerrahisi veteriner hekimliğin en hassas alanlarından biridir.
Prof. Dr. Hakan Salcı’nın özellikle altını çizdiği önemli nokta şuydu:
Toraks cerrahisine girmeden önce anatomi ve fizyoloji çok iyi bilinmelidir.
Çünkü cerrahiye sağdan ya da soldan yaklaşmak, hem ulaşılacak organı hem de uygulanacak tekniği tamamen değiştirebilir.
Toraks Cerrahisinin En Sık Nedenleri
Toraksla ilgili cerrahi gerektiren durumlar genel olarak iki ana grupta incelenir:
1) Travmatik Nedenler (Ani gelişen durumlar)
En sık karşılaşılan travmatik nedenler şunlardır:
- Trafik kazaları
- Yüksekten düşmeler
- Kavga ve ısırık yaraları
- Künt travmalar (çarpma, ezilme gibi)
Bu tür durumlarda kaburga kırıkları, akciğer zedelenmeleri ya da göğüs boşluğuna hava kaçışı gibi acil müdahale gerektiren tablolar ortaya çıkabilir.
2) Travmatik Olmayan Nedenler (Doğuştan ya da sonradan gelişen)
Bazı durumlar ise travma olmadan gelişir:
- Doğumsal kalp anomalileri
- Akciğer tümörleri
- Özofagusta (yemek borusunda) yabancı cisimler
- Plevra veya perikard boşluğunda sıvı birikimi
Bu sorunların bazıları uzun süre sessiz ilerleyebilir. Bu nedenle düzenli veteriner kontrolleri, erken tanı açısından büyük önem taşır.
Acil Bir Durum: Pnömotoraks (Göğüs Boşluğunda Hava Birikmesi)
Oturumda en detaylı ele alınan konulardan biri pnömotoraks oldu.
Basitçe anlatmak gerekirse:
Pnömotoraks, göğüs boşluğuna hava kaçması ve bunun sonucunda akciğerin kısmen ya da tamamen çökmesi durumudur.
Bu tablo genellikle travmaya bağlı gelişse de, bazen akciğerdeki bir lezyon veya tümör nedeniyle kendiliğinden de ortaya çıkabilir.
Evde fark edilebilecek “acil” belirtiler:
- Ağız açık nefes alma
- Belirgin nefes darlığı
- Çok hızlı soluma
- Halsizlik ve çökmüş duruş
- Morarma veya solgunluk
- Ani ve hızlı kötüleşme
Hakan Hoca’nın vurguladığı gibi:
Pnömotoraks acil bir durumdur ve ilk hedef nefesi ve dolaşımı stabilize etmektir.
Gerekli durumlarda göğüs tüpü yerleştirilerek içerideki hava dışarı alınır ve akciğerin yeniden genişlemesi sağlanır.
Şilotoraks: Göğüs Boşluğunda Lenf Sıvısı Birikmesi
Evet, bazen göğüs boşluğunda süt beyazı renkte lenf sıvısı birikebilir. Bu duruma şilotoraks adı verilir.
Klinikte en sık şu belirtilerle karşımıza çıkar:
- Nefes darlığı
- Egzersiz intoleransı (çabuk yorulma)
- İştahsızlık
- Kilo kaybı
Tanıda, göğüs boşluğundan alınan sıvının süt beyazı görünümü ve trigliserit düzeyleri yol göstericidir.
Tedavi bazı vakalarda medikal olarak yürütülürken, bazı durumlarda cerrahi girişim (örneğin torasik ductus ligasyonu) gerekebilir.
Doğumsal Bir Kalp Sorunu: PDA (Patent Ductus Arteriosus)
Oturumda ele alınan bir diğer önemli konu PDA idi.
Bu durum, yavru döneminde kapanması gereken bir kalp bağlantısının açık kalması anlamına gelir.
PDA’lı yavrularda şu belirtiler görülebilir:
- Çabuk yorulma
- Nefes nefese kalma
- Büyüme geriliği
- Akciğer ödemi
İleri görüntüleme yöntemleri (ekokardiyografi, BT, MR) ile tanı netleştirilir. Çoğu vakada bu açıklık cerrahi olarak kapatılır.
Başarılı bir operasyon sonrasında kalbin üzerindeki yük azalır ve patili dostun yaşam kalitesi belirgin şekilde artar.
Cerrahinin Sessiz Kahramanı: Ameliyat Sonrası İzlem
Toraks ve kalp-damar cerrahilerinde süreç yalnızca ameliyatla sınırlı değildir.
Başarıyı belirleyen birçok kritik detay vardır:
- Anestezi sırasında tam monitörizasyon
- Kan gazı, oksijen satürasyonu ve EKG takibi
- Drenlerin doğru süreyle yönetilmesi
- Ameliyat sonrası etkili ağrı kontrolü
- Sakin ve stressiz bir iyileşme ortamı
Tüm bu adımlar, patili dostlarımızın güvenli bir şekilde iyileşmesinin temelini oluşturur.
Beslenme Bu Sürecin Neresinde?
Toraks ya da kalp-damar problemi yaşayan patili dostlarımız için beslenme, iyileşme sürecinin önemli bir parçasıdır.
Çünkü:
- Vücut kendini onarmak için kaliteli proteine ihtiyaç duyar.
- Bağışıklık sistemi stres altındadır ve desteklenmelidir.
- İştah azalabileceği için, küçük porsiyonlarda yüksek besin değeri tercih edilmelidir.
- Kito olarak biz, veteriner hekimlerle birlikte geliştirdiğimiz taze ve doğal içerikli ürünlerle patili dostlarımızın bu hassas dönemlerinde de yanında olmayı önemsiyoruz.
Unutmayın, her patili dostun ihtiyacı farklıdır; beslenme planı mutlaka veteriner hekiminizle birlikte oluşturulmalıdır.
Kısacası…
Bu oturum bize bir kez daha şunu hatırlattı:
Nefes ve dolaşım, patili dostlarımızın yaşamının tam merkezinde yer alır.
Göğüs, kalp ve damarlarla ilgili sorunlarda erken fark etmek ve zamanında veteriner desteği almak hayat kurtarır.
Eğer patili dostunuzda nefes alışında değişiklik, ani halsizlik ya da çabuk yorulma gibi belirtiler fark ederseniz, “geçer” demeden mutlaka bir veteriner hekime danışın.
Patili dostlarımızın sağlıklı, uzun ve neşeli bir ömür sürmesi için hep birlikte buradayız.
Sağlıklı Mama Ekosistemi Kito sponsorluğunda gerçekleşen VetSummit 2025: Veteriner Klinik Bilimlerde Yeni Ufuklar oturumlarından öne çıkanları paylaşmaya devam edeceğiz; klinik pratiğinize katkı sağlayacak yeni içeriklerde görüşmek üzere.
Kito hakkında daha detaylı bilgi için www.kito.pet sayfasını gezebilir, sosyal medya hesaplarımızı takip edebilirsiniz. Bizimle iletişime geçmek için info@kito.pet’e mail atablirsiniz.